Kirke

Mitoloji ve Efsaneler

Kirke, Antik Yunan mitolojisinin önde gelen figürlerinden biridir. Güneş Titanı Helios’un ve Okyanus Perisi Perseis’in cadı kızı olarak bilinir. Babası Helios’un aksine aslında o kadar da güçlü değildir. Gücü kendini ölümsüz tutmaya anca yeter. Diğer tanrılar, bir insana benzediği için Kirke’yle hep dalga geçerler. Annesi ve babası da onun bu halinden çok utanırlar. Hiçbir zaman anne baba sevgisi göremez Kirke.

Kirke’nin en dikkat çeken yeteneği insanları hayvanlara dönüştürebiliyor olmasıdır. Kirke bu özelliğini bir ölümlüye olan aşkı sayesinde fark eder aslında. Kirke’nin aşkı Glaukos kendi halinde fakir bir balıkçıdır. Yine balık tuttuğu bir gün, ağındaki balıkları çimenlerin üzerine atıyordu. Nasıl olduysa balıklar çimenlere değdiği gibi hareketlenip denizin içine atıyorlardı kendilerini. Bu olay karşısında hayrete düşer Glaukos. Merak içinde yerdeki çimlerden bi’ tutam alır ve ağzına atar. Birden içinde karşı koyamadığı bir denize atlama isteği baş gösterir. Buna karşı koyamaz ve o da aynı tuttuğu balıklar gibi denize atlar. Denize atlamasıyla ayakları kuyruğa dönüşür, saçları uzar, teni pul pul olur. Artık hem bir ölümsüz hem de bir tanrı olmuştur Glaukos. Diğer tanrılar, denizlerin birinde Glaukos’un hüküm sürmesine izin verirler. İşte bazı hikayelere göre Glaukos’a bu otu yedirip onu ölümsüz yapan Kirke’dir. Glaukos’a olan büyük aşkından yapmıştır bunu.

Hikayenin devamında Glaukos bir gün yine peri olan Skilla’yı görür. Ona aşık olur ve gönlünü kazanmak için her yolu dener. Ancak Skilla ona hiç yüz vermez. Glaukos büyük üzüntü içinde Kirke’ye gidip Skilla’yı kendisine aşık etmesini ister. Kirke de onu “Boş ver Skilla’yı, gel biz beraber olalım.” diye onu ikna etmeye çalışır. Ancak Glaukos istemez. Kirke bir intikam almak ister. Skilla’nın yıkandığı gölete bir zehir koyar ve onu iğrenç bir canavara dönüştürür. Üst tarafı eski hali gibi görünmesine rağmen gövdesinin altının yılan şeklinde olduğu söylenir. Glaukos bir gün Skilla’yı ararken gövdesinin üstüne kanarak yanına gider ancak Skilla oracıkta Glaukos’u parçalarına ayırır.

İşte Kirke bu olaydan sonra farkına varır cadı olduğunun. Skilla’yı aşkı için bir canavara dönüştürerek yapmıştır ilk büyüsünü. Kendini keşfetmesine vesile olan bu olay Kirke’nin bir adaya sürülmesine de neden olur. Kirke aynı zamanda bir şifacı ve otacıdır. Sürüldüğü adada iksirler hazırlar, otları karıştırır ve kendini geliştirir.

Adasına gelip kendisinden karşılıksızca faydalanmak isteyenleri aslana, domuza çevirmesiyle ünlenir. Örneğin Odysseus ve mürettebatı adaya vardıklarında Kirke onları karşılar. Kirke, mürettebatı misafir eder ve onlara büyülü bir içki sunar. Bu içkiyi içen adamlar, domuzlara dönüşür. Ancak Odysseus, tanrı Hermes’in yardımıyla bu büyüden korunur ve Kirke’yi karşısına alarak mürettebatını geri dönüştürmeye zorlar.

Kirke onun kendisine kafa tutmasından hoşlanır. Ona gönlünü kaptırmıştır bile. Odysseus, Kirke’nin yanında o adada bir yıl geçirir. Kirke ona yardımcı olur, dostça davranır. Ancak Odysseus bir yılın ardından yatağına kadar girdiği Kirke’yi bırakıp geri döner. Kirke Glakous’a yaptığı gibi ondan intikam almak istemez, aksine dönüş yolunda dikkatli olmasını tembihler. Bazı kaynaklara göre Kirke Odysseus’tan hamiledir ancak ona söylemez. Odysseus gittikten sonra Kirke babalarından sonra İtalya’ya hakim olacak Latinus ve Telegonos’u doğurur.

Ece Naz AKÇAY

Yazıyı Paylaş

Yazar

İlgili Yazılar