Yapay Zeka Nedir?
Yapay zeka tanımı 1956 yılında üretildi, ancak o dönemlerde şimdiki kadar popüler ve gelişmiş değildi. Bunun sebebi aslında deneyimdi; insanlar robotlar üzerinde deneyim kazandı ve bu deneyimler, yapay zekanın günümüzdeki mükemmel seviyesine ulaşmasını sağladı. Bu konuya ilk ilgi duyan ve yönelen ülke Amerika Birleşik Devletleri’dir. 1960’larda ABD Savunma Bakanlığı, insan beynini ve hareketlerini taklit etmek amacıyla bir yönelim sağladı ve “Savunma İleri Araştırma Ajansı” (DARPA) adlı bir proje ajansı kurdular. Amerika, 1970’lerde sokak haritalama projelerinin neredeyse tamamını bitirdi. DARPA, Siri ve Cortana gibi kişisel asistanlar yokken kendi kişisel asistanını 2003 yılında geliştirdi. Aslında günümüzdeki bilgisayarlarımızda bulunan ve çoğu işimizi halleden yapay zekaların atası diyebiliriz. O zamandan bu zamana kadar, insanların geliştirdiği yapay zekanın çok iyi işler başarabildiğini görmekteyiz. Örneğin, bir öğrencinin herhangi bir ödevini yapmasını sağlayabilmektedir.
Tabii ki, her şeyin iyi olacağına dair bir kural yoktur. Yapay zekanın kötü amaçlarla kullanılabilecek alanları son dönemde büyük bir yükseliş yaşadı. Bu durum, insanları yapmadıkları şeylerle suçlu duruma düşürebiliyor ve yapay zekanın işini ne kadar iyi yaptığının kanıtlarından biridir. Örneğin, deep fake videolar ve sesinizi yapay zeka ile kullanmadığınız cümlelerle sizin söylediniz gibi gösterebiliyorlar. Hayatımızda zaman zaman bu tür ‘deep fake’ videolarla karşılaşıyoruz ve bunların gerçek mi, değil mi olduğunu anlamakta zorluk çekiyoruz. Bu nedenle, yapay zekayı her zaman iyi amaçlarla kullanmaya teşvik ediyoruz.
Unutmamak gerekir ki bir robota ya da yapay zekâya insansı özellikler yüklememeliyiz çünkü onlar yaptıkları şeyin doğru olup olmadığını bilmiyorlar. Yapay zeka aslında yeni doğmuş bir bebek gibidir; ona ne öğretirseniz, o onun için doğrudur. Eğer robota ya da yapay zekâya yanlış olan şeyleri öğretirseniz, doğruyu ve yanlışı ayırt edebilecek kapasiteye gelebilirler. Yapay zekanın bize bazı işleri nasıl daha kolay ve basit yapabileceğimizi öğrettiği şeyler vardır. Örneğin, bir yemek yaparken ya da herhangi bir işi yaparken en kolay yolu size anlatır ve bunları sizin çok iyi anlayabileceğiniz şekilde sıralar.
Ne Zamandır Uzayda Kullanılıyor?
Uzay keşifleri ne zaman başladıysa, aslında o zamandan beri yapay zekayla uyumlu bir şekilde çalışıyor. Yapay zeka sadece bir konu üzerinde değil, birçok konu üzerinde çalışır ve bu konular şunlardır: Veri analizi ve yorumlama, uzay görevlerinin planlanması ve yönetimi, uzay araçlarının otonom kontrolü, veri tahmini ve keşfi, yerleşim planlaması ve uzay kolonizasyonunun kontrolü. Bu kadar işi Yapay zekanın planlayarak yapması, insanların işlerini oldukça kolaylaştırıyor. Uzayda daha hızlı ve verimli iş yapmak için yapay zekanın önemi çok büyüktür, bu sadece dünyada değil, uzayda da geçerlidir.
Marstaki uzay aracı Curiosity keşif robotu, Mars’taki bilim laboratuvarının %23’lük kısmını oluşturmakta ve Mars’a indiğinde 3893 kilogram ağırlığındaydı. Ancak bazı parçaları atılmıştır ve şu anda 80 kilogram bilimsel malzeme dahil 899 kilogram ağırlığındadır. Bu ağırlığından dolayı saatte 0,14 km hızına sahiptir. 26 Kasım 2011’de dünyadan fırlatılmış ve 6 Ağustos 2012’de Mars’a iniş yapmıştır. Aktif olarak çalışan bu mükemmel makinenin amaçları Mars’ta daha önce yaşam belirtisi olup olmadığını araştırmak, suyun Mars’taki önemini incelemek, Mars’ın iklimi ve jeolojik durumunu araştırmak ve Mars’ın insanlar için yaşanabilir bir gezegen olup olmadığını belirlemektir. Bu mükemmel uzay aracı, Marstaki Gale Krateri ve Aeolis Mons’ta araştırmalarını sürdürmektedir. Curiosity Türkçe’de “Merak” anlamına gelmektedir.
Ayrıca, Mayıs 2021 itibarıyla NASA’nın robotlar tarafından kullanılan altı başarılı uzay aracı bulunmaktadır. Bunlar şunlardır: Sojourner (1997), Spirit (2004-2010), Opportunity (2004-2018), Curiosity (2012-günümüzde hâlâ aktif), Perseverance (2021-günümüzde hâlâ aktif). Şimdi, günümüze çok yakın zamanda gönderilmiş olan Perseverance’den biraz bahsedelim. NASA’nın 2020 görevinin büyük bir parçası olan bu mükemmel uzay aracı, Marstaki Jezero Krateri’ni araştırmak amacıyla üretilmiştir ve 30 Temmuz 2020’de Dünya’dan fırlatılmıştır. Yedi aylık uzun bir yolculuğun ardından, Şubat 2021’de Kızıl gezegene iniş yapmıştır. Neredeyse aynı işleri yapan bu iki mükemmel robot, ikizler olarak değerlendirilebilir; ancak Perseverance, Curiosity’den bir tık daha gelişmiş olabilir. Bu da doğaldır.
Perseverance uzay aracının görevleri şunlardır: Marstaki toz fırtınalarının insanlar üzerindeki tehlikelerini araştırmak, Mars yüzeyinde karbondioksit ve saf oksijen üretimi için testler yapmak, yeraltı sularını ve Mars’ın hava durumu ile iklimini araştırmak, Mars’ın çevresel sorunlarını (faktörlerini) incelemek. Perseverance tam olarak 1.025 kilogram ağırlığındadır ve Curiosity’den ağır olduğu için daha yavaş hareket eder; azami hızı 0,12 km/s’tir. Perseverance’ın Türkçe karşılığı “Sabır” anlamına gelmektedir.
Ahmet Yasir KARAGÖZ