Yapay zeka günümüzde birçok alanda aktif olarak yer alan bir teknoloji haline geldi. Peki, sizler yapay zekayı nasıl kullanıyor, insanlaşması hakkında ne düşünüyorsunuz? Genç Vizyon’un ilk sayısında yapay zekanın insanlaşmasını ele alacağız. Yapay zekanın geleceği hakkında bilgi edinmek için okumaya devam edin!
Yapay Zeka Nedir?
Yapay zeka, en basit şekilde görevlerini yerine getirmek için insan zekasını taklit eden ve topladığı bilgilerle kendisini geliştiren sistemler olarak tanımlanır. Matematiksel algoritmalar ve büyük veri setlerinin analizi yoluyla makinelerin görevleri otomatik olarak gerçekleştirebilmesi amacıyla geliştirilmiştir. Örneğin, yapay zeka teknolojisi insanlarla konuşurken anlamlı yanıtlar verebilir.
Yapay Zekanın Evrimi
Yapay zekanın ortaya konulması, insanlık için büyük bir dönüm noktası oldu. Yapay zeka,1950’lerin başından beri uzun bir yol kat etti. Christopher Strachey’in yazdığı dama programı, ilk belgelenmiş yapay zeka programı olarak tarihe geçti. Bugüne kadar farklı birçok evrim geçirerek gelişmiştir ve hala gelişmeye devam etmektedir. Gelecekte, yapay zeka’nın daha ileri düzeyde yeteneklere sahip olması ve toplumsal yaşamın her alanında daha yaygın hale gelmesi beklenmektedir.
Yapay Zeka’nın İnsanlaşması
Yapay zeka insanlaşabilir mi? Olsa ne derecede olur? Bu sorunun cevabı bazı noktalarda evet, bazı noktalarda ise hayırdır. Yapay zekanın pek çok iş kolunda yer alacağı ve bu iş kollarında hakimiyet kuracağını söyleyebiliriz. Yapay zeka sağlık, eğitim, finans gibi birçok alanda kullanılıyor ve yakın bir gelecekte bu alanlarda insanların yerini alacağı, dolayısıyla birçok insanın işsiz kalacağı öngörülüyor. Hatta bazı mesleklerin yok olabileceği ve yeni mesleklerin ortaya çıkacağı konuşuluyor. Bu nedenle, insanlar geleneksel meslekler yerine farklı mesleklere yönelmeyi tercih etmeye başlamıştır. Yapay zeka uzmanlığı gibi yeni teknoloji alanlarındaki meslekler ön plana çıkarken, öğretmenlik ve grafik tasarım gibi alanlar geri plana düşmüştür.
Şimdiye kadar yapay zekanın olumsuz yönlerinden bahsettik ama tabii ki yapay zekanın olumlu özellikleri de vardır. Yapay zeka bize birçok kolaylık sağlamaktadır. Yapay zekaya her an ulaşabiliyor olmamız büyük bir avantajdır. Bunun dışında, hata oranının düşük olması ve hızlı işlem yapması da bize kolaylık sağlamaktadır.
Stephen Hawking yapay zeka için “Yapay zeka ya insanlık tarihindeki en iyi şey olacak ya da en kötü şey.” Demiştir. Potansiyel faydaları ve risklerini değerlendirerek dengeli bir perspektif sunmuştur. Hawking’in de dediği gibi, yapay zeka hem birçok sorunu çözebilecek potansiyeldeyken, aynı zamanda kontrol altında tutulmaz ve kötüye kullanılırsa ciddi tehlikelere de yol açabilir.
Bill Gates de bu konuda “Yapay zeka, bize daha fazla zaman kazandırabilir. Ancak bu zamanın nasıl kullanılacağı, yapay zekanın yaratacağı etkilerin anahtarıdır.” Diyerek, günlük hayatta verimliliği artırma potansiyeline sahip olduğunu söylemiştir. İnsanlara daha fazla boş zaman kazandırabileceğini savunmuştur.
Stanford Üniversitesi Profesörü Fei-Fei Li ise “Yapay zekanın etik kullanımı ve gelişimi, insanlık için hayati öneme sahiptir. Yapay zekanın geliştirilmesi ve uygulanması sürecinde etik ilkelerin göz ardı edilmemesi gerekir.” Diyerek, etik gelişim ve kullanımına dikkat çekmiştir. Toplumsal ve bireysel etkilerini dikkate alarak etik ilkelerin gözetilmesi gerektiğini savunmaktadır.
Pek çok ünlü kişiliğin de belirttiği gibi, yapay zeka aslında kullanıma bağlı olarak iyi ya da kötü sonuçlar doğurabilir. Bu noktada bireylerin bilinçlendirilmesi ve güvenli kullanıma dikkat edilmelidir. Yapay zeka hayatımızı oldukça kolaylaştırıyor ve kolaylaştırmaya devam edecek olsa da ileride bizim için bir tehdit oluşturabilir. Yapay zekanın yönetimi bir yere kadar bizim elimizde ve bu yönetimi iyi değerlendirmeliyiz. Aksi takdirde, yapay zekanın olumsuz etkileriyle karşılaşabiliriz. Örneğin, yapay zekanın kötü niyetli kullanımının yol açabileceği potansiyel tehlikeler arasında gizlilik ihlalleri, ayrımcılık ve güvenlik riskleri bulunabilir. Yapay zeka sistemlerinin yanlış ellerde nasıl kullanılabileceğine dair pek çok örnek mevcut; bu, bireylerin ve toplumların karşılaşabileceği riskleri daha somut hale getiriyor. Dolayısıyla, yapay zekanın etik kullanımı ve düzenlenmesi, bu teknolojinin sorumlu bir şekilde geliştirilmesi ve uygulanması için kritik öneme sahiptir.
Sonuç olarak, yapay zeka büyük fırsatlar ve riskler sunmaktadır. Bu teknolojiyi geliştirme ve kullanma sürecinde bilinçli ve etik bir yaklaşım benimsemek, teknolojinin potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için önemlidir. Bu dengeyi sağlamak hem bireysel hem de toplumsal düzeyde başarının anahtarı olacaktır.
Hümeyra BAYRAKTAR ve Ceylin İrem ŞEVİK