Son zamanlarda Netflix’e konu olup büyük ses getiren Şahmeran mitolojisinin köklerinin Anadolu’ya dayandığını biliyor muydunuz? Gelin, bu büyüleyici ve sırlarla dolu mitolojinin kapılarını beraber aralayıp “Şahmeran merhamet göstererek hata mı yaptı?” sorusuna cevap bulalım.
Genellikle Anadolu mitolojilerinde rastlanan, akıllı ve iyicil olarak tanımlanan, bellerinden aşağısı yılan, üstü ise insan şeklindeki “Meran” adı verilen doğaüstü yaratıkların başında bulunan ve hiç yaşlanmayan, hep genç kalan şekilde tasvir edilen Şahmeran’ı daha önce hiç duymuş muydunuz? Eğer duymadıysanız, bu yazı tam da sizin için. Anadolu’da Şahmeran’ın yaşadığı rivayet edilen birçok yer vardır. Bir rivayete göre Mersin’in Tarsus ilçesinde, başka bir rivayete göre ise Adana’daki Ceyhan ile Misis arasındaki Yılan Kalesi’nde yaşamaktadır.
Şahmeran kelimesinin etimolojisini incelersek, Şahmeran sözcüğü Farsça “şah” ve “meran” (yılan) kelimelerinin birleşmesiyle meydana gelmiştir. Her ne kadar “şah” erkekler için kullanılan bir unvan olsa da, bütün kaynaklarda ve efsaneye ait betimlemelerde Şahmeran kadın olarak tasvir edilmektedir.
Şahmeran’la tanışan ilk insanın ismi bazı kaynaklarda Belkıya olarak geçerken, bir başka kaynakta bu isim Cemşab olarak karşımıza çıkmaktadır. Kimi kaynaklarda ise Şahmeran’la ilk buluşan kişi Lokman olarak kendini göstermektedir.
Şahmeran’ın öldürülmesi olayı bütün kaynak ve rivayetlerde ortak sondur. Bu ortak sonun, yani Şahmeran’ın öldürülüşünün ana amacı insanoğlunun şifa ve sağlık bulmasıdır. Hatta bazı anlatımlara göre Lokman Hekim bulduğu ilaçların ve şifalı otların çoğunu Şahmeran’dan öğrenmiştir. Bu ölüm, Şahmeran için fedakârlığı, insanoğlu için hırsı temsil etmektedir. Mitoloji hakkında bilmemiz gereken tüm bilgileri öğrendiğimize göre, hazırsanız mitolojinin hikâyesine geçebiliriz.
ŞAHMERAN VE CEMŞAB
Binlerce yıl önce, 7 katlı yeraltında, Tarsus’ta yaşayan yılanlar vardı. “Meran” adı verilen bu yılanlar gerçekten akıllı ve şefkatliydi. Barış içinde yaşarlardı. Meranların kraliçesine Şahmeran denirdi. Genç ve güzel bir kadındı. Efsaneye göre Şahmeran’ı gören ilk insan Cemşab oldu. O, geçimi için odun satan fakir bir ailenin oğluydu. Bir gün Cemşab ve arkadaşları bal dolu bir mağara keşfederler. Balı çıkarmak için Cemşab’ı aşağıya indiren arkadaşları, paylarına daha çok bal düşmesi için onu orada bırakıp kaçarlar. Cemşab mağarada bir delik görür ve buradan ışık sızdığını fark eder. Cebindeki bıçak ile deliği büyütünce, ömründe görmediği kadar güzel bir bahçeye girer. Bu bahçede eşi benzeri olmayan çiçekler ve bir havuzla pek çok yılan görür. Havuzun başındaki tahtta süt beyazı vücutlu bir yılan oturmaktadır. Şahmeran’ın güvenini kazanan Cemşab, uzun yıllar bu bahçede yaşar. Şahmeran ona tıp biliminin bilinmediklerini söyler. Yıllar sonra ailesini çok özlediğini söyleyip gitmek için yalvarır. Bunun üzerine Şahmeran da kendisini salacağını, ancak yerini kimseye söylemeyeceğine dair söz vermesini ister.
Şahmeran’a söz verip ailesine kavuşan Cemşab, uzun yıllar verdiği sözde durarak Şahmeran’ın yerini kimseye söylememiştir. Bir gün ülkenin padişahı hastalanmış, vezir hastalığın çaresinin Şahmeran’ın etini yemek olduğunu söylemiş ve her yere haber salınmıştır. Ülkenin veziri herkesi tek tek hamama sokmuş, sıra Cemşab’a gelmiştir. Cemşab soyununca vezir, Cemşab’ın derisinde pullar olduğunu görünce Cemşab’ı konuşturmayı başarmış. Cemşab kuyunun yerini gösterince Şahmeran bulunup dışarı çıkarılmıştır. Şahmeran, Cemşab’a “Benim başımı kaynatıp padişaha içir, padişah kurtulsun; gövdemi de vezire içir, ölsün; kuyruğumu da kaynatıp sen iç, böylece Lokman Hekim ol” demiştir. Böylece vezir ölmüş, padişah da iyileşip Cemşab’ı vezir yapmış. Rivayete göre Cemşab böylece Lokman Hekim olmuştur. Efsaneye göre Şahmeran’ın öldürüldüğünü yılanlar o günden beri bilmemektedir. Tarsus’un, Şahmeran’ın öldürüldüğünü öğrenen yılanlar tarafından bir gün istila edileceği rivayet edilir.
Sizce gerçekten de Anadolu’da bir yerlerde böyle bir yeraltı cenneti yatıyor olabilir mi? Şahsi fikrimi sorarsanız, sırlarla dolu bu evrende pek de imkânsız gibi durmuyor. Bu gizemli mitolojinin bütün sır kapılarını araladığımıza göre, asıl sorumuza gelebiliriz: Sizce Şahmeran, Cemşab’ın ailesini görmesine izin verip merhametini göstererek hata mı yaptı? Bana sorarsanız, büyük bir merhamette bulunarak doğru olanı yaptı. Fakat hesaba katmadığı bir şey vardı: o da insanoğlunun asla sır tutamadığı gerçeği…
Ahmet Kayra ŞAHİN